prof. dr. i̇yad kunaybi ,

Azerbaycan’daki Başörtüsü Yasağını Fırsata Çevirmek / Prof. Dr. İyad Kunaybi

Kulliyetu Neva Kulliyetu Neva Oct 15, 2026 · 20 dakika okuma süresi kişi tarafından kere görüntülendi.
Azerbaycan’daki Başörtüsü Yasağını Fırsata Çevirmek / Prof. Dr. İyad Kunaybi
Paylaş

Azerbaycan’daki Başörtüsü Yasağını Fırsata Çevirmek

Merhamet sahibi her insan, Azerbaycan’da kızlarımızın sırf başörtüsü taktıkları için okullardan uzaklaştırılmasına tanık olduğunda derin bir acı hisseder. Başörtülü öğretmenlerin ve öğrencilerinin, onları gözyaşları içinde uğurlamak üzere etraflarında toplanması ise yürekleri dağlayan bir manzaradır.

Bu vesileyle bazı çağrılarda bulunmak istiyoruz:

Müslümanlar olarak bu kararın iptal edilmesi için medya aracılığıyla baskı oluşturmalıyız. Şahsen ben de bir süredir Azerbaycan’ın doğal güzelliklerini görmek, ailemle birlikte orada tatil yapmak istiyordum. Ancak bugün açıkça ifade ediyorum: İslam’ın şiarlarına bu şekilde savaş açan bir ülkeyi ziyaret etmeyeceğim.

Herkes bu yönde bir tavır ortaya koyup kararını açıkça dile getirse, görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir kamuoyu baskısı oluşacaktır.

İkinci olarak, bu kızlarımız için alternatif bir çevrim içi eğitim imkânı oluşturulmasını öneriyoruz. Onlara dayatılan seküler eğitim sisteminin, İslamî kimliklerini güçlendirmeyi önceleyen bir yaklaşımı olmadığı gibi, bu kimliği geliştirmelerine katkı sunması da beklenemez. Bununla birlikte, öğrencilerin kendi yaşıtlarıyla bir arada bulunmaya, sosyalleşmeye ve etkileşim kurmaya ihtiyaç duydukları da açıktır. Öyleyse belki de bu durum, kızlarımızın birbirleriyle buluşabilecekleri, bir arada öğrenebilecekleri ve okullarda aldıkları eğitimden daha nitelikli bir eğitim görebilecekleri alternatif platformlar oluşturmak için bir fırsata dönüşebilir. Bu amaçla, Azerbaycanlı kız öğrencilere özel bölümler sunan, ailelerin bütçesini zorlamayacak ücretlerle hizmet veren çevrim içi eğitim platformları kurulabilir.

Bu, hayra açılan kapılardan biridir. Müslümanların varlıklı kesimlerini, İslamî kimliğin korunmasına katkıda bulunmak ve İslam’ın şiarlarına sahip çıkmak adına bu tür girişimleri desteklemeye davet ediyoruz.

Üçüncü olarak, gördüğümüz güzel gelişmelerden biri de başörtüsü takmayan kız öğrencilerin, başörtülü arkadaşlarına destek olmak için harekete geçmeleriydi. Bu, takdire şayan bir tutumdur. Ancak bu desteğin yalnızca kişisel özgürlük söylemiyle değil, Allah’ın dinine sahip çıkma bilinciyle ortaya konması gerekir. Bir genç kız kendi hayatında dinî sorumluluklarını yerine getirmekte eksik kalsa bile Müslüman bir arkadaşına destek olması, biiznillah kendisine sevap kazandıracak bir davranıştır. Üstelik belki de bu güzel tavrı sayesinde Allah ona da başörtüsü takmayı nasip eder.

Dördüncü olarak, Azerbaycan’daki kızlarımıza ve kız kardeşlerimize sesleniyoruz:

Duruşunuzu koruyun, kararlılığınızdan vazgeçmeyin ve başörtünüzden ödün vermeyin. Bütün dünya şimdi sizin nasıl bir tavır sergileyeceğinizi izliyor. Gösterdiğiniz sabır, Müslümanlar için bir izzet ve onur kaynağı, dünyanın dört bir yanındaki insanlar içinse bir hidayet vesilesidir. Zira insanlar, Rabbiniz Teâlâ’nın başörtüsü emrine nasıl sımsıkı sarıldığınızı gördükçe bundan etkilenirler.

Beşinci olarak, Batı tarafından desteklenen kadın hakları örgütlerine, Müslüman kadınları ve kız çocuklarını dinlerine başkaldırmaya, soyunmaya ve erkeklerle rekabet etmeye çağıran uluslararası kuruluşlara sesleniyoruz:

Şimdi başınızı bataklığa gömmüşsünüz, farkındayız. Bizim için mahzuru yok; gömülü kalsın. Ama sakın bir daha başınızı oradan çıkarmayın ki o zırvalarınızı yeniden duymak zorunda kalmayalım.

Bir de Müslüman ülkelerde yaşayıp başörtüsü takmayan kızlarımıza sesleniyoruz:

Azerbaycan’daki kız kardeşlerinizin, Allah rızası için ve kimliklerini korumak uğruna nasıl sıkıntılara göğüs gerdiklerini, nasıl sabır gösterdiklerini görün. Siz ise başörtüsü takmakta özgürsünüz; size engel olan hiç kimse yok. Allah’ın nimetine şükretmenin bir yolu da O’nun emrine uymak ve başörtüsü takmaktır.

Azerbaycanlı Müslüman kadınlara destek verenlere de bir mesajımız var:

“Başörtüsü kişisel özgürlük meselesidir.” söylemini kullanırken dikkatli olun. Zira bu ifade yalnızca laiklik iddiasındaki yönetimlere yöneltilen bir talep olarak dile getirilmiyor; Müslüman toplumun bireyleri arasında da tartışmasız bir gerçekmiş gibi kabul görüyor. Oysa başörtüsü, Allah’ın emrettiği bir farzdır.

Son olarak, İslam’ın şiarlarına karşı savaş açan herkese sesleniyoruz:

Kininizle kahrolun! Allah nurunu mutlaka tamamlayacak ve iradesini mutlaka hâkim kılacaktır. Ne var ki insanların çoğu bunu bilmez.

Ve’s-selamu Aleykum.

 

| Prof. Dr. İyad Kunaybi

| Çeviri: Kulliyetu Neva

 

Kulliyetu Neva
Kulliyetu Neva
Takip et: